X

Su tüketiminizi azaltın: Daha az su tüketmek için kolay ve etkili 17 yöntem

Bir kişinin günlük ortalama su ihtiyacı 75 litre olsa da, araştırmalara göre pek çoğumuzun tüketimi bu rakamın çok üstünde ve gün içinde 350 litreye kadar çıkıyor (1). Yeterli olan ve tüketilen arasındaki bu büyük fark, yalnızca su faturanız için değil, kaynakları gittikçe tükenen dünyamız için de oldukça kötü.

Su tasarrufu yapmak; bütçenizi ve su kaynaklarını korumanın yanı sıra, iklim değişikliği ve çevre kirliliğine karşı çıkmanın da en etkili yollarından biri. Diğer yandan su kaynakları azaldıkça kullanılabilir suya ulaşmanın gittikçe daha da maliyetli ve zorlu bir sürece dönüştüğünü de hatırlatalım.

Su tüketimini azaltmak için neler yapılabilir?

Neyse ki, günlük su tüketimini azaltmanın pek çok etkili yöntemi bulunuyor. Pek çoğu rutininizde yapacağınız küçük değişikliklere dayanan bu öneriler, banyo ve mutfak gibi ev içi su kullanımının yanı sıra beslenme alışkanlıklarınızı ve enerji tüketiminizi de kapsıyor. İşte su tüketimini azaltmanıza yardımcı olacak küçük ama etkili 17 yöntem.

1. Duş sürenizi kısaltın.

EPA’ya göre duşta harcanan ortalama su miktarı kişi başı 150 litre. Bu miktarı azaltmak için duş sürenizi kısaltabilir; duşu, “banyo keyfi” yerine temizlenmek için yaptığınız bir aktiviteye dönüştürebilirsiniz.

Saçlarınızı yalnızca 1 kez şampuanlamak, tasarruflu duş başlığı kullanmak, keselenirken musluğu kapatmak gibi yöntemlerin yanı sıra, kendiniz için ideal duş süresini belirlemek adına sevdiğiniz bir şarkı seçerek, duşunuzu bu şarkı ile sınırlandırabilir ya da alarm kurabilirsiniz.

2. Ellerinizi yıkarken ve dişlerinizi fırçalarken musluğu kapatın.

Bir musluktan dakikada akan su miktarı ortalama 10 litre. Dolayısıyla su tüketimini azaltmanın en etkili yollarından biri d,e gün içerisinde birden fazla kez yaptığımız el yıkama ya da diş fırçalama işlemleri esnasında musluğu kapatmak.

3. Çamaşır ve bulaşık makinelerini tamamen dolmadan çalıştırmayın.

Bulaşık makineleri her bir çalıştırmada 20 litre kadar su harcıyor; çamaşır makinelerinde ise bu miktarın 2 katına kadar çıkıyor. Bu nedenle çamaşır ve bulaşık makinesini tam kapasitede çalıştırmanızda ve ekonomik modu seçmenizde fayda var.

4. Çamaşırlarınızı soğuk suda yıkayın.

Suyu ısıtmak için enerji, enerji üretmek içinse su gerekiyor. Dolayısıyla çok yüksek derecelerde çamaşır yıkamak çok daha afzla su tüketiyor. Çamaşırlarınızı soğuk suyla yıkayarak hem su hem de enerji tasarrufu yapmanız mümkün.

5. Meyve ve sebzeleri yıkamak için leğen kullanın.

Sebze ve meyveleri yıkamanız gerektiğinde, musluğu açık bırakıp akıtmak yerine bir leğen kullanın. Bu yöntemle yıkama suyunu çiçek sulamak gibi işler için de kullanabilirsiniz.

6. Bitkileriniz için akıllı sulama yöntemleri keşfedin.

Bitkilerinizin sağlıklı ve mutlu kalmasını sağlarken su tasarrufu da yapmanızı sağlayacak yöntemler mevcut:

  • Çiçeklerinizi sabahın erken saatlerinde ya da akşamüstü sulayın. Böylelikle su, güneşin etkisiyle hızlıca buharlaşmaz.
  • Soğuk ve yağmurlu günlerde çiçeklerinizi sulamayın.
  • Bahçenizi sularken hortum yerine bidon kullanın.
  • Bahçenizin farklı yerlerine su bidonları yerleştirerek yağmur sularını biriktirin.

7. Su borularınızı izole edin.

Su borularını yalıtmak, su tasarrufunu destekleyen uygun fiyatlı ve kolay bir yöntem. İzole edilen borular sıcak suyun size daha kolay ulaşmasını sağlayarak, diş fırçalama, yüz yıkama ve duş esnasında fazladan su harcamanızı engelliyor.

8. Musluğunuz için su aeratörü kullanın.

Su aeratörü, musluktan akan suyu havayla karıştırarak, dengeli bir akış sağlayan küçük bir cihaz. Diğer yandan musluğunuzdan aynı sürede daha az su akmasını sağlayarak, tükettiğiniz su miktarını azaltıyor.

9. Daha az sifon çekin

Her sifon çektiğinizde 6 litre kadar su tüketiyorsunuz. Tuvaletten sonra sifonu çekmemek gibi bir durum söz konusu değil; ne var ki tuvaletinizi çöp kutusu gibi kullanmayı bırakıp sifon çekmeyi  azaltmanız da mümkün. Diğer yandan sifonunuzu miktar ayarlı bir modelle değiştirerek mümkün olduğunda daha az su tüketen sifonu tercih edebilirsiniz.

Erkeklere özel bonus: Mümkün olduğunda pisuvarı kullanın.

10. Gri su sistemiyle suyu tuvaletiniz için yeniden kullanın.

Gri su, suyun çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, duş ve mutfak gibi alanlarda kullanıldıktan sonraki hali ve bu suyun yeniden kullanılabilmesi için kurulan sistemin adı. Eğer mümkünse siz de gri su sistemi kurarak bu suyu sifonunuz için yeniden değerlendirebilirsiniz.

11. Kaçakları kontrol edin.

Sifon ve musluklardaki küçük bir kaçak bile zamanla büyük miktarda gereksiz su harcanmasına neden olabilir. Su sayacınızı düzenli olarak kontrol ederek kaçak olup olmadığını kolayca fark edebilirsiniz.

12. Arabanızı yıkamayın, yıkatın.

Oto yıkama cihazlarının pek çoğunun çevre dostu olduğunuz biliyor muydunuz? Otomobilinizi kendiniz yıkarken ortalama 500 litre su harcarken; çoğu geri dönüşümlü su sistemleri kullanan oto yıkama merkezlerinde bu miktar 100 litreye kadar düşebiliyor.

13. Daha az elektrik kullanın.

Elektrik kullanımını azaltmak da su tüketimini azaltmanın en etkili yollarından biri. Çünkü elektrik üretiminin neredeyse her aşamasında su kullanılıyor. Elektrik tüketimini azaltmak yalnızca elektrik faturanızı düşürmekle kalmayıp, dünyanın su rezervini de korumanıza yardımcı olacak.

14: Su ayak izinizi azaltmak için yerel üreticiden alışveriş yapın.

Satın aldığınız herhangi bir ürün ne kadar uzaktan geliyorsa, su ayak izi de o kadar fazla; tıpkı karbon ayak izi gibi. Dolayısıyla yerli üreticiden alışveriş yaparak, doğaya pek çok yönden katkıda bulunabilirsiniz.

15. Geri dönüşüm yapın.

Satın aldığınız pek çok ürün için, üretimin her aşamasında su kullanılıyor. Su tüketiminin azaltılmasına katkıda bulunmak için eskimiş ya da tamire ihtiyacı olan şeyleri çöpe atmak yerine geri dönüştürün, tamir edin, bağışlayın, dönüştürün ve yeniden kullanın.

16. İşlenmiş gıda tüketimini azaltın.

Tükettiğiniz her işlenmiş gıda, doğrudan olmasa da su tüketiminin artmasına neden oluyor. İşlenmiş gıda tüketimini azaltarak yalnızca su ayak izinizi azaltmakla kalmayıp, dünyanın yanı sıra sağlığınızı da koruyabilirsiniz.

17. Daha az hayvansal gıda tüketin.

Hayvanlar yetiştirilirken, dolayısıyla hayvansal gıdalar üretilirken, çok fazla su kullanılıyor. Eğer mümkünse hayvansal gıda tüketimini azaltın; değilse tercihinizi yerel çiftlikle tarafından organik yöntemlerle üretilen seçeneklerden yana yapın.

 

Kaynak:
Water Corporation
WaterWise
Water Calculator
WikiHow

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

‘Evdeki herkes barista’: Bosch VeroBarista ile kahve deneyiminizi zirveye taşıyın

Kahve, şüphesiz ki pek çoğumuz için lezzetli bir içecekten çok daha fazlası; adeta bir tutku, bir ritüel… Sabahın ilk ışıklarında enerji veren, gün içindeki küçük molalarda kendimizi şımartmamızı sağlayan, bazense sohbetlerin tadını ikiye katlayan en keyifli eşlikçi. O yüzden günün farklı anlarını, farklı kahvelerle taçlandırmak gibisi yok; ne de olsa her anın kendine has bir kahvesi var. Güne enerjik bir başlangıç yapmak için yoğun aromalı bir americano ya da gün içinde en sevdiğimiz tatlının yanında yumuşak içimli bir cappuccino en iyi seçim olabilir.



Peki ya bu seçimlerimizi evde barista ustalığıyla hazırlayabilir miyiz? Elbette. Bosch Tam Otomatik Kahve Makinesi VeroBarista ile günün her anına ve her damak tadına uygun lezzetli kahveler hazırlamak mümkün; çünkü VeroBarista ile evdeki herkes barista. Her fincanınızı ustalık eserine dönüştürmeye hazırsanız, işte VeroBarista ile yapabilecekleriniz:

Kahve çekirdeklerini dilediğiniz gibi öğütebilirsiniz

Barista ustalığında lezzetli kahveler hazırlayabilmenin ilk adımı, kahve çekirdeklerini doğru bir şekilde öğütmekten ve tazeliği korumaktan geçiyor. Güzel haber; VeroBarista tüm bunları sizin için yapıyor. CreamDrive, yüksek kaliteli seramik kahve öğütme ünitesi ve özel aroma koruyucu çekirdek haznesi ile günün her saati taze çekilmiş kahve çekirdekleriniz hazır.

Üstelik çekirdek öğütme inceliğini de dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Arka arkaya iki öğütme ve ısıtma sayesinde ekstra güçlü kahvenizi tadı daha az acı olacak şekilde hazırlayabilirsiniz. AromaDouble Shot Fonksiyonu ile kahve aromasından ödün vermeden ekstra yoğun kahveler hazırlamak da mümkün. E bir barista daha ne ister, öyle değil mi?

Farklı anları, farklı kahve çeşitleriyle taçlandırabilirsiniz

Taze çekilmiş kahve çekirdeklerinin mis kokusunun yanı sıra kahve hazırlamanın en güzel yanlarından biri de hiç şüphesiz her damak zevkine uygun farklı seçenekler yapabilmek. Sert tatları sevenler, yumuşak içim tercih edenler ya da daha eğlenceli köpüklü bir şeyler arayanlar… VeroBarista’da herkes için bir şeyler var. Cappuccino, flat white, latte macchiato, sütlü kahve, OneTouch Function ile hepsini tek tuşla hazırlayabilirsiniz. Dahası, yoğun tatları seviyorsanız americanonuz da VeroBarista ile hazır.

Belirtmekte fayda var ki; bir barista ustalığında kahve hazırlayabilmek için özellikle sütlü kahvelerde doğru lezzeti yakalayabilmenin en önemli sırrı sütün sıcaklığını ve kıvamını doğru ayarlayabilmek. Neyse ki VeroBarista, ideal demleme sıcaklığı konusunda tam bir usta. Sütlü kahvelerde bile mükemmel sıcaklığı yakalıyor, süt köpüğü ve sıcak su hazırlama seçenekleri ile her kahve türünü lezzetten ödün vermeden hazırlıyor. Ayrıca sütlü kahveleriniz için de hortumlu süt adaptörü sayesinde esnek çözümler sunuyor. İster kutudan, ister şişeden, ister kendi termosundan süt alın, VeroBarista ile sonuç hep aynı; hep mükemmel.



Kişisel tercihlerinizi kaydedebilirsiniz

Geçek bir barista kahve hazırlarken mutlaka kişisel dokunuşlarıyla fark yaratır; VeroBarista da evdeki herkesin kendi ‘barista’ dokunuşunu ekleyebilmesi için kişiselleştirilmiş tercihlere göre 4 adede kadar favori kahve kaydedebilme özelliğine sahip. Böylece her yudumda tam da istediğiniz gibi bir lezzete kavuşabilirsiniz. Ayrıca evinizde baristalığı başkasına devretmeniz gereken anlarda da kahvenizin yine tam istediğiniz gibi hazırlanacağından da emin olabilirsiniz 🙂 Sıfır risk, bol lezzet…

En sevdiğiniz kahveyi, en sevdiğiniz fincanda içebilmeniz için de VeroBarista üstüne düşeni yapıyor ve yüksekliği ayarlanabilir kahve çıkışı sayesinde 15 cm yüksekliğe kadar ayarlanabiliyor. En uzun latte macchiato bardaklarınızı bile rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Zamandan ve enerjiden tasarruf edebilirsiniz

Kahve hazırlarken lezzet kadar önemli bir şey daha varsa; o da şüphesiz ki zamandan ve enerjiden tasarruf edebilmek. VeroBarista, minimum ısınma süresiyle 45 saniye gibi çok kısa bir zamanda kahvenizi hazır hale getiriyor. Ayrıca her kahveden sonra autoMilkClean süt temizleme sistemi ile tam otomatik temizlik sunuyor ve kolayca çıkartılabilir damlama tepsisi, kahve posası kabı ve süt ağızlıkları bulaşık makinesinde yıkanabiliyor. Yani kahve keyfiniz bittiğinde sizi temizlikle hiç yormuyor. Ve son olarak ZeroEnergy Auto-off otomatik kapanma özelliği ile belirlenen saatten sonra enerji tasarrufu yapmak için kapanıyor, sizi düşündüğü kadar çevreyi de düşünüyor. Kim hem çok lezzetli kahveler yapan hem de akıllı özellikleriyle kahve hazırlamayı mükemmel bir deneyime dönüştüren böylesi bir yardımcıyı evinde istemez ki?

Siz de evinizin baristası olmaya hazırsanız, en lezzetli kahveleri kendi damak tadınıza göre ayarlamak ve her defasında mükemmel sonuçlar elde etmek için hemen tıklayabilir, VeroBarista ile tanışabilirsiniz.

*Bu yazı Bosch katkılarıyla hazırlanmıştır.





21 Günde Ustalaş: Hayatınızı dönüştürmenin kısa rehberi

Günümüz dünyasında insanlar hızlı ve etkili çözümler ararken, uzun vadeli değişikliklerin ne kadar süre gerektirdiği sorusu akıllarda yer ediyor. Araştırmalar, bir alışkanlık kazanmanın 21 günlük bir süreç olduğunu belirtiyor. Bu gerçek, “21 Günde Ustalaş” serisini şekillendiren temel düşünce. Omega Yayınları’nın yayımladığı ve Marie-Claire Carlyle, Leon Nacson ve David A. Phillips gibi alanında prestijli yazarların katkıda bulunduğu seri, hayatın farklı alanlarında bir dönüşüm yaşamak isteyen okurlara kısa ama derinlemesine bir yolculuk sunuyor. Peki, bu serinin her kitabı, okura nasıl dokunuyor? Gelin, seriye birlikte göz atalım.



Marie-Claire Carlyle-Para Mıknatısı: Zenginliğe Giden Yolda Bir Yol Haritası

Serinin ilk kitabı olan Para Mıknatısı, parayla olan ilişkimize yeni bir perspektif getiriyor. Carlyle, paranın sadece maddi bir unsur olmadığını, aynı zamanda kişisel değerimizin ve başkalarına sunduğumuz katkının bir yansıması olduğunu öne sürüyor. Kitap, okuyucuları “zengin” olmanın ötesine taşıyarak, yaşamlarında gerçekten neye değer verdiklerini sorgulamalarına yardımcı oluyor. Paranın bir enerji olduğu fikri üzerine kurulu bu kitap, hayata daha fazla refah çekmek isteyenler için önemli adımlar sunuyor. Okur, mevcut finansal alışkanlıklarını gözden geçirmeye ve “para mıknatısı” olma yolunda ilerlemeye davet ediliyor. Carlyle’ın dili basit ama etkileyici. Kitap, “Paranın Değeri” ve “Niyet Etmenin Gücü” gibi bölümlerle, paraya olan bakış açınızı tamamen değiştirebilir. Ancak bu kitap, sadece bir kişisel gelişim kitabı değil; alışkanlıkları kökten dönüştürmek isteyen herkes için bir rehber niteliğinde. Para ve refah konusunda mevcut düşünce kalıplarını yıkmak isteyen okurlar için güçlü bir başlangıç noktası sunuyor.

Leon Nacson-Rüyalar: Bilinçaltınızı Keşfetmek İçin Bir Araç

Serinin ikinci kitabı olan Rüyalar, sadece uyku sırasında yaşadığımız olayların ötesinde, bilinçaltımızın derinlerine bir yolculuk yapmamıza yardımcı oluyor. Nacson, rüyaların anlamını çözebilmek için onları hatırlamanın önemini vurgularken, okuyuculara kendi rüya günlüğünü tutmanın faydalarından bahsediyor. Modern yaşamın karmaşasında, rüyalarla ilgili sembollerin ve temaların nasıl çözüleceğine dair pratik bilgiler sunuyor. Kitap, rüya yorumlamada bireysel deneyime önem vererek okuyucunun kendi rüyalarının dilini öğrenmesini sağlıyor. Rüyaların sembolizmi üzerine yoğunlaşan bölümler, okurun bilinçaltına dair ipuçlarını yakalamasını kolaylaştırıyor. “Düşmek, Uçmak ve Kovalanmak” gibi herkesin yaşamış olabileceği rüya temalarına açıklık getirirken, kişinin ruhsal yolculuğunda bir rehber olma niteliği taşıyor. Nacson, rüyaların günlük hayatımızdaki yansımalarına dikkat çekiyor; bu da kitabı okura bilinçaltıyla ilgili derin bir keşif fırsatı sunan önemli bir araç haline getiriyor.

David A. Phillips-Numeroloji: Sayıların Gizemli Dünyası

Üçüncü kitap Numeroloji ise, yaşamın derin sırlarını anlamak için sayıların gücüne odaklanıyor. Phillips, Pisagor’un öğretilerine dayanan bu kadim bilim dalını modern hayata uyarlayarak, insanların kendilerini ve çevrelerindekileri daha iyi anlamalarına yardımcı olmayı hedefliyor. Numeroloji, sadece kişilik analizi değil; aynı zamanda kariyer seçimleri, ilişkiler ve ruhsal gelişim açısından da rehberlik sunuyor. Phillips, kitabında sayılara dair teorik bilgilere ek olarak, gerçek dünyadan ünlü örnekler sunarak konuyu daha somut bir hale getiriyor. “Ruh Sayıları” ve “Adların Gücü” gibi bölümler, okurların kişisel yaşamlarına dair önemli çıkarımlar yapmasına olanak tanıyor. Numerolojiye ilgi duymayanlar bile, bu kitap sayesinde yaşamlarını yeni bir gözle değerlendirmeye başlayabilir.

21 Günlük Yolculuk: Alışkanlıklar ve Dönüşüm

Bu seri, alışkanlıkların nasıl şekillendiğine ve yaşamda yeniye yer açmanın neden önemli olduğuna dair kapsamlı bir rehber niteliğinde. Her kitap, 21 gün boyunca okuru derin bir içsel yolculuğa çıkarıyor ve bir yandan kısa süreli bir rehber gibi görünse de her birinin arkasında büyük bir felsefi altyapı bulunuyor. Para Mıknatısı, finansal refahın anahtarlarını sunarken; Rüyalar bilinçaltımızı çözmemize yardım ediyor ve Numeroloji kişisel potansiyelimizi anlamamıza kapı aralıyor. Bu serinin en büyük gücü, herkesin hayatında bir noktada değişiklik yapma ihtiyacını hissetmesi ve 21 gün boyunca süren bu küçük ama etkili adımların, büyük dönüşümlere yol açma potansiyelinde yatıyor. Her kitap, farklı bir tema etrafında dönse de ortak payda: Bireyin kendi gücünün farkına varmasını sağlamak ve bunu bir alışkanlığa dönüştürmek.



Sonuç olarak, “21 Günde Ustalaş” serisi, hayatta bir adım öne geçmek ve yeni bir başlangıç yapmak isteyenler için ilham verici bir çalışma. Her kitabın derinliği, okurun kendine dair yeni keşifler yapmasına olanak tanıyor. Seriyi okurken hem kişisel gelişiminize katkıda bulunacak hem de alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçireceksiniz. Hayatta yeni bir sayfa açmak için siz de bu 21 günlük yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?

Bu yazı Deniz Poyraz tarafından kaleme alınmıştır.

İlginizi çekebilir: Yaratıcılık bir hayal mi? Yaratıcı olmak mümkün mü? İyi ama nasıl?





İlgili Makale