X

Rüzgar yanığı nedir, nasıl iyileştirilir?

Soğuk ve rüzgarlı günlerde dışarı çıktığınızda, rüzgar yanığı riski ortaya çıkar. Güneş yanığı gibi rüzgar yanığı da bir yanma hissine sebep olur. Ancak cildinizi bundan korumanın bazı yöntemleri de mevcut. Rüzgar yanığı, cildinizde kızarmaya ve yanma hissine sebep olur ama bazı uzmanlar ise onun soğuk ve kuru mevsimlerde ortaya çıkan bir güneş yanığı olduğunu iddia ediyorlar. Bazıları ise onu tamamen bambaşka bir rahatsızlık olarak görüyorlar. Ne olursa olsun, cildiniz yanmaya müsait ve havanın kuru, soğuk ve bulutlu olması bunu değiştirmiyor. Cildinizi korumak için yapabileceğiniz pek çok şey var ama önce belirtilerin farkında olmak gerekiyor.

Rüzgar yanığının belirtileri

Rüzgar yanığının belirtileri güneş yanığına oldukça benzer. Yüzünüz kızarabilir ve dokunduğunuz zaman hassas olabilir. Ayrıca yanma hissi de mevcuttur. Kızarıklık geçerken cildinizde soyulmalar ortaya çıkabilir. Bu belirtiler güneş yanığında da aynı şekilde ortaya çıkarlar ancak bazıları rüzgar yanığında soğuğun etkisinden dolayı cildin çok kuru hale geldiğini de ekliyorlar.

Rüzgar yanığı neden olur?

Güneş yanığı rüzgar yanığının şüphelenilmiş sebepleri arasında yer alıyor. Bazı cilt uzmanları iki terimi birbirinin yerine kullanabiliyorlar. Soğuk ve bulutlu bir havada güneş kremi sürmek ilk başlarda pek anlamlı gelmeyebilir. Ancak güneşin ışınları kış aylarında da cildinize zarar verebilirler. UV ışınları bulutları aşabilir ve güneş yanığına sebep olabilirler. Buz ve kar gibi faktörler UV ışınlarının %80’inin yansımasına sebep oluyorlar ve bu nedenle kış aylarında güneş yanığı riski artıyor. Yüksek rakımlı yerlerde de UV maruziyeti artış gösteriyor.

Bazı uzmanlar ise rüzgar yanığının başlı başına başka bir rahatsızlık olduğunu düşünüyorlar. Cildin doğal yağlarının kuru hava ve soğuklar nedeniyle kaybolmasından kaynaklandığını belirtiyorlar. Çünkü rüzgar cildin UV ışınlarına karşı sahip olduğu doğal savunma mekanizmasını yok ediyor. Bunun sonucunda soğuk ve rüzgarlı günlerde güneşe karşı daha hassas olabilirsiniz.

Ayrıca başka cilt rahatsızlıkları da rüzgar yanığı riskinde artışa sebep olabilirler. Sedef ve egzama bu rahatsızlıklar arasında. Eğer kimyasal peeling gibi dermatolojik bir işlem gerçekleştirildiyse, cildiniz rüzgara karşı fazla hassas hale gelebilir. Çünkü bu işlemlerde cildin dış katmanı kaldırılır.

Rahatlamak için tedavi seçenekleri

  • Rüzgar yanığının tedavisinde başlıca yöntem cilde nemini geri kazandırmak ve ağrıları azaltmaktır. Reçetesiz ağrı kesiciler hafif ağrı ve şişkinlikler konusunda yardımcı olabilirler. Ilık su da yanık miktarını azaltır. Ancak iyileşme döneminde sıcak sudan kaçınmak gerekir. Sıcak su nemi iyice yok eder ve iyileşme sürecini uzatır.
  • Cildin nemini geri kazanmak hem ağrının azalması hem de genel olarak iyileşmek için önemlidir. Yüz ve bedeninizi yıkamaya devam edebilirsiniz ancak kremli bir temizleyici kullanmak gerekir. Jel ve su bazlı temizleyiciler yanıklı cilt için çok kurutucu olabilirler.
  • Nemlendiriciyi iyileşme sürecinde gün içerisinde devamlı uygulamak gerekir. Eğer yoğun bir losyon kullanıyorsanız, günde dört defaya kadar kullanabilirsiniz. Soyucu malzemelerden, tonerlerden cilt tamamen iyileşene kadar kaçınmak gerekir.
  • Ayrıca iyileşme döneminde dış mekan aktivitelerinden kaçınmanız ve bunları sınırlandırmanız iyi olacaktır. Cildinizin daha fazla kurumasına engel olmak için bir hava nemlendirici de kullanabilirsiniz.
  • Bu süreçte bol bol su içmeyi de unutmayın. Çok susuz hissetmeseniz de, rüzgar yanığı cildinizi kuruttuğundan nemi içeriden tekrar vermek için bol su içmek önerilir.

Dudaklarda rüzgar yanığı

Doğal olarak daha ince bir deri katmanına sahip olan dudaklar, bedenimizin en hassas yerleri arasında yer alırlar. Önde bulunmaları nedeniyle dış faktörlere karşı da daha yatkın hale gelirler ve sonucunda rüzgar yanığı ortaya çıkar. Aşağıdaki uygulamalar dudaklarda rüzgar yanığı tedavisinde yardımcı olacaklardır:

  • su içmek
  • sıcak içeceklerden kaçınmak
  • baharatlı gıdalardan kaçınmak
  • dudakları yememek ve derileri koparmamak
  • dudak nemlendiricileri kullanmak
  • fazladan koruma için vazelin sürmek

Rüzgar yanığı ne kadar sürede iyileşir?

İyileşme süreci temel olarak rüzgar yanığınızın şiddetine göre belli olacaktır. Güneş yanığında olduğu gibi, bir kaç gün sonra ağrı ve şişkinlikler azalacaklardır. Kızarmalar ise bir kaç gün sonra geçerler ve cilt soyulmaya başlar. Daha ağır vakalarda iyileşmesi uzun süren iltihaplı bölgeler oluşabilirler.

Önlemek için ne yapmak gerekir?

Rüzgar yanığını önlemenin en iyi yollarından bir tanesi dışarıya çıkmamaktır ancak çok da gerçekçi bir yöntem değildir. Eğer soğuk ve kuru, rüzgarlı havalarda dışarıda olmanız gerekiyorsa, şunlara dikkat edin:

  • yüzünüzü atkı ile örtmek
  • güneş gözlüğü takmak
  • şapka ve eldiven kullanmak
  • uzun kollu kıyafetler ve pantolon giymek
  • kat kat giyinmek

Rüzgar yanığı güneş yanığından bağımsız olsun veya olmasın, her zaman güneş kremi sürmelisiniz. En az 30 koruma olması uygun olacaktır. Soğuk ve rüzgarlı günlerde nemlendirme özelliği yüksek bir güneş kremi kullanın. Böylece cildinizi UV ışınlarından koruduğunuz gibi, rüzgarın kurutucu etkilerinden de koruyabilirsiniz. Güneş kremi iki saatte bir yenilenmelidir. Dudak balmınızın da en az 15 korumaya sahip olması gerekir.

Rüzgar yanığı cilt uzmanları arasında tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Ancak soğuk ve kuru günlerde bile cildin yanmaya eğiliminin olması bir gerçektir. Bu nedenle cildi hem güneş hem de diğer faktörlerden korumak önemlidir. Eğer belirtiler bir kaç günden fazla sürerlerse ve daha kötü hale gelirlerse doktorunuza danışmayı unutmayın.

İlginizi çekebilir: Güneş yanığına ne iyi gelir? Ne kadar sürede ve nasıl geçer?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

‘Evdeki herkes barista’: Bosch VeroBarista ile kahve deneyiminizi zirveye taşıyın

Kahve, şüphesiz ki pek çoğumuz için lezzetli bir içecekten çok daha fazlası; adeta bir tutku, bir ritüel… Sabahın ilk ışıklarında enerji veren, gün içindeki küçük molalarda kendimizi şımartmamızı sağlayan, bazense sohbetlerin tadını ikiye katlayan en keyifli eşlikçi. O yüzden günün farklı anlarını, farklı kahvelerle taçlandırmak gibisi yok; ne de olsa her anın kendine has bir kahvesi var. Güne enerjik bir başlangıç yapmak için yoğun aromalı bir americano ya da gün içinde en sevdiğimiz tatlının yanında yumuşak içimli bir cappuccino en iyi seçim olabilir.



Peki ya bu seçimlerimizi evde barista ustalığıyla hazırlayabilir miyiz? Elbette. Bosch Tam Otomatik Kahve Makinesi VeroBarista ile günün her anına ve her damak tadına uygun lezzetli kahveler hazırlamak mümkün; çünkü VeroBarista ile evdeki herkes barista. Her fincanınızı ustalık eserine dönüştürmeye hazırsanız, işte VeroBarista ile yapabilecekleriniz:

Kahve çekirdeklerini dilediğiniz gibi öğütebilirsiniz

Barista ustalığında lezzetli kahveler hazırlayabilmenin ilk adımı, kahve çekirdeklerini doğru bir şekilde öğütmekten ve tazeliği korumaktan geçiyor. Güzel haber; VeroBarista tüm bunları sizin için yapıyor. CreamDrive, yüksek kaliteli seramik kahve öğütme ünitesi ve özel aroma koruyucu çekirdek haznesi ile günün her saati taze çekilmiş kahve çekirdekleriniz hazır.

Üstelik çekirdek öğütme inceliğini de dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Arka arkaya iki öğütme ve ısıtma sayesinde ekstra güçlü kahvenizi tadı daha az acı olacak şekilde hazırlayabilirsiniz. AromaDouble Shot Fonksiyonu ile kahve aromasından ödün vermeden ekstra yoğun kahveler hazırlamak da mümkün. E bir barista daha ne ister, öyle değil mi?

Farklı anları, farklı kahve çeşitleriyle taçlandırabilirsiniz

Taze çekilmiş kahve çekirdeklerinin mis kokusunun yanı sıra kahve hazırlamanın en güzel yanlarından biri de hiç şüphesiz her damak zevkine uygun farklı seçenekler yapabilmek. Sert tatları sevenler, yumuşak içim tercih edenler ya da daha eğlenceli köpüklü bir şeyler arayanlar… VeroBarista’da herkes için bir şeyler var. Cappuccino, flat white, latte macchiato, sütlü kahve, OneTouch Function ile hepsini tek tuşla hazırlayabilirsiniz. Dahası, yoğun tatları seviyorsanız americanonuz da VeroBarista ile hazır.

Belirtmekte fayda var ki; bir barista ustalığında kahve hazırlayabilmek için özellikle sütlü kahvelerde doğru lezzeti yakalayabilmenin en önemli sırrı sütün sıcaklığını ve kıvamını doğru ayarlayabilmek. Neyse ki VeroBarista, ideal demleme sıcaklığı konusunda tam bir usta. Sütlü kahvelerde bile mükemmel sıcaklığı yakalıyor, süt köpüğü ve sıcak su hazırlama seçenekleri ile her kahve türünü lezzetten ödün vermeden hazırlıyor. Ayrıca sütlü kahveleriniz için de hortumlu süt adaptörü sayesinde esnek çözümler sunuyor. İster kutudan, ister şişeden, ister kendi termosundan süt alın, VeroBarista ile sonuç hep aynı; hep mükemmel.



Kişisel tercihlerinizi kaydedebilirsiniz

Geçek bir barista kahve hazırlarken mutlaka kişisel dokunuşlarıyla fark yaratır; VeroBarista da evdeki herkesin kendi ‘barista’ dokunuşunu ekleyebilmesi için kişiselleştirilmiş tercihlere göre 4 adede kadar favori kahve kaydedebilme özelliğine sahip. Böylece her yudumda tam da istediğiniz gibi bir lezzete kavuşabilirsiniz. Ayrıca evinizde baristalığı başkasına devretmeniz gereken anlarda da kahvenizin yine tam istediğiniz gibi hazırlanacağından da emin olabilirsiniz 🙂 Sıfır risk, bol lezzet…

En sevdiğiniz kahveyi, en sevdiğiniz fincanda içebilmeniz için de VeroBarista üstüne düşeni yapıyor ve yüksekliği ayarlanabilir kahve çıkışı sayesinde 15 cm yüksekliğe kadar ayarlanabiliyor. En uzun latte macchiato bardaklarınızı bile rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Zamandan ve enerjiden tasarruf edebilirsiniz

Kahve hazırlarken lezzet kadar önemli bir şey daha varsa; o da şüphesiz ki zamandan ve enerjiden tasarruf edebilmek. VeroBarista, minimum ısınma süresiyle 45 saniye gibi çok kısa bir zamanda kahvenizi hazır hale getiriyor. Ayrıca her kahveden sonra autoMilkClean süt temizleme sistemi ile tam otomatik temizlik sunuyor ve kolayca çıkartılabilir damlama tepsisi, kahve posası kabı ve süt ağızlıkları bulaşık makinesinde yıkanabiliyor. Yani kahve keyfiniz bittiğinde sizi temizlikle hiç yormuyor. Ve son olarak ZeroEnergy Auto-off otomatik kapanma özelliği ile belirlenen saatten sonra enerji tasarrufu yapmak için kapanıyor, sizi düşündüğü kadar çevreyi de düşünüyor. Kim hem çok lezzetli kahveler yapan hem de akıllı özellikleriyle kahve hazırlamayı mükemmel bir deneyime dönüştüren böylesi bir yardımcıyı evinde istemez ki?

Siz de evinizin baristası olmaya hazırsanız, en lezzetli kahveleri kendi damak tadınıza göre ayarlamak ve her defasında mükemmel sonuçlar elde etmek için hemen tıklayabilir, VeroBarista ile tanışabilirsiniz.

*Bu yazı Bosch katkılarıyla hazırlanmıştır.





21 Günde Ustalaş: Hayatınızı dönüştürmenin kısa rehberi

Günümüz dünyasında insanlar hızlı ve etkili çözümler ararken, uzun vadeli değişikliklerin ne kadar süre gerektirdiği sorusu akıllarda yer ediyor. Araştırmalar, bir alışkanlık kazanmanın 21 günlük bir süreç olduğunu belirtiyor. Bu gerçek, “21 Günde Ustalaş” serisini şekillendiren temel düşünce. Omega Yayınları’nın yayımladığı ve Marie-Claire Carlyle, Leon Nacson ve David A. Phillips gibi alanında prestijli yazarların katkıda bulunduğu seri, hayatın farklı alanlarında bir dönüşüm yaşamak isteyen okurlara kısa ama derinlemesine bir yolculuk sunuyor. Peki, bu serinin her kitabı, okura nasıl dokunuyor? Gelin, seriye birlikte göz atalım.



Marie-Claire Carlyle-Para Mıknatısı: Zenginliğe Giden Yolda Bir Yol Haritası

Serinin ilk kitabı olan Para Mıknatısı, parayla olan ilişkimize yeni bir perspektif getiriyor. Carlyle, paranın sadece maddi bir unsur olmadığını, aynı zamanda kişisel değerimizin ve başkalarına sunduğumuz katkının bir yansıması olduğunu öne sürüyor. Kitap, okuyucuları “zengin” olmanın ötesine taşıyarak, yaşamlarında gerçekten neye değer verdiklerini sorgulamalarına yardımcı oluyor. Paranın bir enerji olduğu fikri üzerine kurulu bu kitap, hayata daha fazla refah çekmek isteyenler için önemli adımlar sunuyor. Okur, mevcut finansal alışkanlıklarını gözden geçirmeye ve “para mıknatısı” olma yolunda ilerlemeye davet ediliyor. Carlyle’ın dili basit ama etkileyici. Kitap, “Paranın Değeri” ve “Niyet Etmenin Gücü” gibi bölümlerle, paraya olan bakış açınızı tamamen değiştirebilir. Ancak bu kitap, sadece bir kişisel gelişim kitabı değil; alışkanlıkları kökten dönüştürmek isteyen herkes için bir rehber niteliğinde. Para ve refah konusunda mevcut düşünce kalıplarını yıkmak isteyen okurlar için güçlü bir başlangıç noktası sunuyor.

Leon Nacson-Rüyalar: Bilinçaltınızı Keşfetmek İçin Bir Araç

Serinin ikinci kitabı olan Rüyalar, sadece uyku sırasında yaşadığımız olayların ötesinde, bilinçaltımızın derinlerine bir yolculuk yapmamıza yardımcı oluyor. Nacson, rüyaların anlamını çözebilmek için onları hatırlamanın önemini vurgularken, okuyuculara kendi rüya günlüğünü tutmanın faydalarından bahsediyor. Modern yaşamın karmaşasında, rüyalarla ilgili sembollerin ve temaların nasıl çözüleceğine dair pratik bilgiler sunuyor. Kitap, rüya yorumlamada bireysel deneyime önem vererek okuyucunun kendi rüyalarının dilini öğrenmesini sağlıyor. Rüyaların sembolizmi üzerine yoğunlaşan bölümler, okurun bilinçaltına dair ipuçlarını yakalamasını kolaylaştırıyor. “Düşmek, Uçmak ve Kovalanmak” gibi herkesin yaşamış olabileceği rüya temalarına açıklık getirirken, kişinin ruhsal yolculuğunda bir rehber olma niteliği taşıyor. Nacson, rüyaların günlük hayatımızdaki yansımalarına dikkat çekiyor; bu da kitabı okura bilinçaltıyla ilgili derin bir keşif fırsatı sunan önemli bir araç haline getiriyor.

David A. Phillips-Numeroloji: Sayıların Gizemli Dünyası

Üçüncü kitap Numeroloji ise, yaşamın derin sırlarını anlamak için sayıların gücüne odaklanıyor. Phillips, Pisagor’un öğretilerine dayanan bu kadim bilim dalını modern hayata uyarlayarak, insanların kendilerini ve çevrelerindekileri daha iyi anlamalarına yardımcı olmayı hedefliyor. Numeroloji, sadece kişilik analizi değil; aynı zamanda kariyer seçimleri, ilişkiler ve ruhsal gelişim açısından da rehberlik sunuyor. Phillips, kitabında sayılara dair teorik bilgilere ek olarak, gerçek dünyadan ünlü örnekler sunarak konuyu daha somut bir hale getiriyor. “Ruh Sayıları” ve “Adların Gücü” gibi bölümler, okurların kişisel yaşamlarına dair önemli çıkarımlar yapmasına olanak tanıyor. Numerolojiye ilgi duymayanlar bile, bu kitap sayesinde yaşamlarını yeni bir gözle değerlendirmeye başlayabilir.

21 Günlük Yolculuk: Alışkanlıklar ve Dönüşüm

Bu seri, alışkanlıkların nasıl şekillendiğine ve yaşamda yeniye yer açmanın neden önemli olduğuna dair kapsamlı bir rehber niteliğinde. Her kitap, 21 gün boyunca okuru derin bir içsel yolculuğa çıkarıyor ve bir yandan kısa süreli bir rehber gibi görünse de her birinin arkasında büyük bir felsefi altyapı bulunuyor. Para Mıknatısı, finansal refahın anahtarlarını sunarken; Rüyalar bilinçaltımızı çözmemize yardım ediyor ve Numeroloji kişisel potansiyelimizi anlamamıza kapı aralıyor. Bu serinin en büyük gücü, herkesin hayatında bir noktada değişiklik yapma ihtiyacını hissetmesi ve 21 gün boyunca süren bu küçük ama etkili adımların, büyük dönüşümlere yol açma potansiyelinde yatıyor. Her kitap, farklı bir tema etrafında dönse de ortak payda: Bireyin kendi gücünün farkına varmasını sağlamak ve bunu bir alışkanlığa dönüştürmek.



Sonuç olarak, “21 Günde Ustalaş” serisi, hayatta bir adım öne geçmek ve yeni bir başlangıç yapmak isteyenler için ilham verici bir çalışma. Her kitabın derinliği, okurun kendine dair yeni keşifler yapmasına olanak tanıyor. Seriyi okurken hem kişisel gelişiminize katkıda bulunacak hem de alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçireceksiniz. Hayatta yeni bir sayfa açmak için siz de bu 21 günlük yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?

Bu yazı Deniz Poyraz tarafından kaleme alınmıştır.

İlginizi çekebilir: Yaratıcılık bir hayal mi? Yaratıcı olmak mümkün mü? İyi ama nasıl?





İlgili Makale