Üretken ve üretken olmayan düşünce iki kardeş gibidir. Aralarında sadece belli belirsiz farklar vardır ancak deneyim ve sonuçlar çok farklı olur. Örneğin araştırmalara göre uzun uzun düşünüp taşınanlar ile yenilikler üretenlerin her ikisinin de iş dışında iş düşündükleri ancak yenilikler üretenlerin bunun sonucunda yaratıcı şekilde problem çözdükleri ve başarılı oldukları görülürken, uzun uzun düşünenler ise yaşadıkları olumsuz deneyimleri tekrar tekrar düşündükleri için sıkıştıkları kötü anlardan daha zor kurtuluyor.


Hiç düşünmemiş olabileceğiniz şeyler
Fazla düşünenlerin de yenilik getirenlerle benzer iç güçleri vardır. Eğer sık sık endişe ediyor ve düşüncelere dalıp gidiyorsanız, düzen ve kaosun sınırına sandığınızdan daha yakın olabilirsiniz. Bu tekrar eden düşünce düzenine yaklaşımınızda yapacağınız bir kaç değişiklik ile işlerin sizin için daha olumlu sonuçlanmasını sağlayabilirsiniz.
Bu yazımızın sonunda üretken olmayan bir aşırı düşünme problemine sahip olanların temel güçlerini daha iyi meyveler verecek bir bilişsel işe nasıl dönüştüreceklerine dair bazı önerilerimiz olacak. Ancak ilk olarak üretken ve üretken olmayan derin düşünürlerin ne konularda ortaklıklarının olduğuna bir bakalım. Bu prensipleri anlamak doğanızı kavramanın iyi bir yolu olacaktır.
Fazla düşünenlerin güçlü yanları
- Bilişsel efor sarfetme arzusu. Fazla düşünenler başkalarının bilişsel güçlerini kullanma konusunda ne kadar cimri olduklarını pek fark etmezler. Bu temel olarak güçlü bir yandır. İnsanlar efor göstermedikleri sürece üretken fikirlere sahip olamazlar. Örneğin en yaratıcı insanların yaratıcı olmak için özellikle vakit ayırdıkları belirtiliyor.
İlginç şekilde son araştırmalarda bilişsel güç kullanma isteği ve anksiyete arasında bir bağlantı bulunmuş. Bitmeyen endişeler oldukça yüksek efor istiyorlar.
- Konuları uzun zaman içerisinde tekrar ziyaret etme arzusu. Uzun uzun düşünüp taşınanlar olayları ve deneyimleri negatif bir şekilde tekrar tekrar düşünürler. Yenilikçiler ise bu anları ziyaret eder ve fikirleri ile güreşirler.
Yaratıcı insanlar büyük fikirlere tek seferde nadiren gebe kalındığını bilirler. Yaratıcı insanlar bitmemiş fikirlerini tekrar ziyaret ederler ve bu süreç bazen aylar ve hatta yıllar sürebilir çünkü deneyimleri giderek daha fazla bağ kurulmasını sağlar. Üretici düşünce bir puzzle gibidir. İlk olarak doğru noktalarda yalnızca bir kaç parça vardır ve resmin bütünü görünmez. Parçalar yerine kondukça resim kendisini ortaya koyar.
Yenilikçi insanların problemlerini çözmek için başta gerekli araçları bulunmayabilir, örneğin ilk bakışta teknoloji fikirlerini yerine getirmek için yeterli değil gibidir. Örneğin internetin icadında bu durum mevcuttur, ilk başlarda internet olmamasına rağmen verileri birbirine bağlamak için bir sistem geliştirilmiştir. Sonrasında bilgisayarlar ve ağlar evrim geçirdiğinde, bu fikirler geliştirilerek internete yol açmıştır.
Konuları tekrar ziyaret etme arzusu bir güçtür. Devamlı endişe edip düşünüp taşınıyorsanız, yazımızın sonundaki bazı ipuçları bunları yeniliğe ve yaratıcılığa dönüştürme konusunda size yardımcı olacaktır.
- Deneyimleri bağlamdan ayrı düşünme arzusu. Üretici öğrenmede bilgi transferi önemlidir: yani bir bağlamda prensibi öğrenip onu başka bir bağlamda kullanmak.
Öğrendiğimiz şeyi başka bir bağlamda kullanamıyorsak onu öğrenmiş olmayız. Örneğin online bir ders izlerken orada öğrendiğiniz konseptler günün, haftanın ve hatta yılın geri kalanında zihninize gelmeliler.
Devamlı düşünme konseptinde kişi deneyimleri oldukları bağlam dışında kullanıyordur. Eğer iş arkadaşınızın neden size karşı dostane olmadığı üzerine düşünüyorsanız, tam da bunu yapıyorsunuzdur. Üretken ve üretken olmayan, ilham veren veya acı çektiren düşüncelerin hepsi bu yakın örüntüyü takip eder.
- Bilişsel sonuca ulaşmak için acele etmemek. Bilişsel sonuç bir eyleme yönelmek veya bir sonuca varmaktır. Örneğin ilk fikrinizle devam edersiniz ve devamını düşünmezsiniz.
İnsanlar bir şeyin daha fazla yöntemini düşündükleri zaman daha etkili problem çözerler. Bu üç potansiyel e-posta başlığını düşünmek de olabilir, beş tanesi de olabilir. Karardan önce daha fazla seçeneği olan kişi daha iyi bir karar verip daha üretken olacaktır.
Neyse ki fazla düşünenler dilerlerse ilk birkaç fikirden sonrasını da düşünecek seçici bir arzuya sahip olabilirler. Önemli olan bunu önemli problemlerde uygulayabilmektir. Bazı kararları önemsiz görüp hızlıca karar vermelisiniz. Bazılarını ise önemli görüp karardan önce başka seçenekleri de düşünebilirsiniz.
- Kendini gözlemleme. Üretken olmayan düşünürler genellikle kendilerine çok sayıda referans vererek düşünürler. Bunun hem yararlı hem de yararsız versiyonları vardı ve ikisi de birbirine çok yakındır.
Örneğin kendinizi gözlemleyerek iyi fikirlerin ne zaman, nerede, kiminle geldiğini tespit edebilirsiniz ve böylece bu koşullar üzerinde daha fazla çalışabilirsiniz. Deneyler olmaksızın fikirler test edilemezler ve bu nedenle düşüncelerin anlamlı olup olmadıkları ancak sonuçlarıyla kestirilebilir.
Üretken olmayan düşünceyi üretken düşünceye nasıl dönüştürebilirsiniz?
Bu işin sonunda, söylenip duran birisinden yaratıcı bir problem çözücüye dönüşmek için iki temel yöntem vardır:
- Birincisi, düşünceniz için daha fazla ve daha farklı girdilere olan ihtiyacınızdır. YouTube’daki videolardan menüleri için ilham alan bir restoran sahibini düşünün. Bu kişi bir kanaldan değil, 100 kanaldan fikir edinmeye çalışırsa daha fazla ve daha yüksek kaliteli fikirleri olacaktır. Araştırmalar fikir kalitesinin genellikle fikir adedi ile bağlantılı olduğunu gösteriyorlar. Daha fazla fikir sahibi olmanın üç temel yolu vardır. Birincisi özellikle çok fikir sahibi olmaya çalışmak, ikincisi daha fazla girdi sahibi olmak, üçüncüsü ise farklı fikirler arasındaki bağları araştırmak. Söylenip durmak genelde çok az girdi ile karakterize edilir. Kişi aynı girdiler üzerine tekrar ve tekrar düşünüp durur.
- İkincisi ise bilişsel eforu denemeler ile birleştirerek farklı yaklaşımlar denemek ve sonuçlardan bir şeyler öğrenmektir. Fazla düşünenlerin daha hızlı deney döngüleri düşünmeleri gerekir. Sadece iki haftada bir yeni bir yaklaşımla deneme yapıyorsanız, bunu zamanla kısaltın. Bu aşırı düşünme paradoksunu da önler. Bu paradoksta beyninizdeki evren için çözümler üretirsiniz ancak gerçeklik evrenindeki sorunlar oldukları gibi kalırlar. Düşüncenizin verimli olabilmesi için onları deneyime döküp yeni yaklaşımlar denemeniz gerekir.
Kaynak: psychologytoday
İlginizi çekebilir: Overthinking nedir: Aşırı düşünme sorunu, nedenleri ve baş etme yöntemleri