X

Apple; Göz Takibi, Music Haptics ve Vocal Shortcuts gibi yeni erişilebilirlik özelliklerini duyurdu

Apple, bu yıl kullanıma sunacağı yeni erişilebilirlik özelliklerini duyurdu. Bu yeni özellikler arasında, fiziksel engelli kişilerin gözlerini kullanarak iPad veya iPhone’larını kontrol etmelerini sağlayan Göz Takibi özelliği de bulunuyor. İşitme engellii veya işitme bozukluğu çekenolan kullanıcılara iPhone’daki Taptic Engine ile yepyeni bir müzik deneyimi yaşatan Music Haptics; kullanıcıların özel bir ses çıkararak belirli işleri yapabilmesini sağlayan Vocal Shortcuts; hareket halindeki bir araçta iPhone veya iPad kullanırken araç tutmasını azaltmaya yardımcı olacak Vehicle Motion Cues kullanıma sunulacak yeni özellikler arasında yer alıyor. Ayrıca visionOS’e de yeni erişilebilirlik özellikleri ekleniyor. Apple donanımları ve yazılımlarının gücünü birleştiren; Apple işlemcisinden, yapay zekadan ve aygıt içi yapay öğrenmeden yararlanan bu özellikler Apple’ın uzun yıllardır süregelen herkese uygun aygıtlar tasarlama kararlılığını daha da ileri taşıyor.

“Yeniliklerin dönüştürücü gücüyle hayatın zenginleşeceğine gönülden inanıyoruz.” Apple CEO’su Tim Cook, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu nedenle, yaklaşık 40 yıldır Apple olarak donanımlarımızın ve yazılımlarımızın temeline erişilebilirliği yerleştirerek kapsayıcı tasarımlara öncülük ediyoruz. Teknolojinin sınırlarını zorlamaya devam ediyoruz. Bu yeni özellikler kullanıcılarımızın tamamına mümkün olan en iyi deneyimi sunmak için uzun süredir gösterdiğimiz kararlılığın birer simgesi.”

“Her yıl erişilebilirlik konusunda yeni çığırlar açıyoruz.” diyen Apple Kıdemli Global Erişilebilirlik Politikaları ve Girişimleri Direktörü Sarah Herrlinger, ardından şunları söylüyor: “Bu yeni özellikler çok sayıda kullanıcımızın hayatına doğrudan etki edecek, onlara iletişim kurmanın, aygıtlarını kontrol etmenin ve yaşadıkları dünyada hareket etmenin yeni yollarını sunacak.”

Göz Takibi, iPad’e ve iPhone’a geliyor

Yapay zekadan güç alan Göz Takibi özelliği, kullanıcılara iPad ve iPhone’da yalnızca gözleriyle dolaşabilmelerini sağlayan yerleşik bir seçenek sunuyor. Fiziksel engelli kullanıcılar için tasarlanan Göz Takibi, ön kamerayı kullanarak aracılığıyla saniyeler içinde kurulup kalibre ediliyor. Aygıt içi yapay öğrenme sayesinde, bu özelliğin kurulumunda ve kontrolünde kullanılan tüm veriler aygıtta güvenle saklanıyor ve Apple ile paylaşılmıyor.

Göz Takibi özelliği iPadOS ve iOS uygulamalarında çalışıyor ve ek donanıma veya aksesuarlara gereksinim duymuyor. Göz Takibi ile kullanıcılar bir uygulamadaki öğeler arasında dolaşabiliyor ve Dwell Control özelliğini kullanarak bu öğeleri etkinleştirebiliyor. Ayrıca sadece gözlerini kullanarak fiziksel düğmeler, kaydırma ve diğer hareketler gibi başka işlevleri de gerçekleştirebiliyorlar.

Music Haptics ile şarkılar şimdi herkes için

Music Haptics, işitme engelli veya işitme bozukluğu olan kişilere iPhone’da yepyeni bir müzik deneyimi yaşatıyor. Bu erişilebilirlik özelliği etkinleştirildiğinde iPhone’daki Taptic Engine, müziğe göre dokunuşlar, dokular ve özel titreşimler sunuyor. Music Haptics özelliği Apple Music kataloğundaki milyonlarca şarkıyla uyumlu. Bu özellik ayrıca, uygulamalarındaki müziği daha erişilebilir kılmak isteyen geliştiriciler için bir API olarak da kullanıma sunulacak.

Geniş çeşitli konuşma biçimleri için yeni özellikleri

Vocal Shortcuts özelliği ile iPhone ve iPad kullanıcıları Siri’nin anlayabileceği çeşitli ifadeleri kestirmelere atayabiliyor ve böylece karmaşık işlemler yapabiliyor. Bir diğer yeni özellik olan Listen for Atypical Speech, kullanıcılara daha geniş kapsamlı konuşma tanıma seçeneği sunuyor. Listen for Atypical Speech özelliği aygıt içi yapay öğrenmeden yararlanarak kullanıcıların konuşma biçimlerini tanıyor. Serebral palsi, amyotrofik lateral skleroz (ALS) veya felç gibi konuşmayı etkileyen, sonradan gelişmiş veya ilerleyen durumlara sahip kullanıcılar için tasarlanan bu özellikler, konuşamayan veya konuşma yeteneğini kaybetme riskine sahip altındaki kullanıcılar için iOS 17’de sunulan özelliklerin üzerine eklenerek yeni bir kişiselleştirme ve kontrol seviyesi getiriyor.

“Yapay zeka, konuşma sorunu yaşayan milyonlarca kişi için konuşma tanımayı geliştirme potansiyeline sahip. Apple’ın bu yeni erişilebilirlik özelliklerini müşterilerine sunması bizi heyecanlandırıyor.” diyen Illinois Urbana-Champaign Üniversitesi’nde Beckman Gelişmiş Bilim ve Teknoloji Enstitüsü Konuşma Erişilebilirliği Projesi’nin baş müfettişi Mark Hasegawa-Johnson, sözlerine şöyle devam ediyor: “Konuşma Erişilebilirliği Projesi şirketlerin ve üniversitelerin konuşma tanımayı daha sağlamhatasız ve etkili hale getirmesine yardımcı olmak için tasarlanan geniş kapsamlı ve topluluk desteğiyle yürütülen bir çalışma. Apple da bu projenin gerçek olmasını sağlayan destekçiler arasında bulunuyor.”

Vehicle Motion Cues araç tutmasını azaltmaya yardımcı

Vehicle Motion Cues, hareket eden araçların yolcularda bulantıya neden olmasınıı tutmasını önlemeye yardımcı olan yeni bir iPhone ve iPad deneyimi. Araştırmalara göre araç tutmasının en yaygın nedeni insanların gördükleri ilve hissettikleri arasında oluşan farklar. Bu da bazı kullanıcıların hareket eden bir araçta giderken rahatça iPhone veya iPad’i rahatça kullanmasını engelliyor. Vehicle Motion Cues özelliği, ekranın kenarlarında hareketli noktalar belirmesini sağlıyor. Bu noktalar aAracın hareketindeki değişimleri temsil ederekn bu noktalar, anaasıl içeriğe engel olmadan görsel çelişkiyi azaltmaya yarıyor. iPhone ve iPad’deki yerleşik sensörlerden yararlanan bu özellik, kullanıcının araçta yol aldığını bir araçta giderken bunu algılıyor ve bunaona göre tepki veriyor. Bu özellik iPhone’da otomatik olarak gösterilecek şekilde ayarlanabiliyor veya Denetim Merkezi’nden açılıp kapatılabiliyor.

CarPlay, Sesle Denetim Özelliği’ne kavuşuyor

CarPlay’e Sesle Denetim, Renk Filtreleri ve Ses Tanıma gibi erişilebilirlik özellikleri geliyorekleniyor. Sesle Denetim sayesinde kullanıcılar sadece konuşarak CarPlay arayüzünde dolaşabiliyor ve uygulamaları kontrol edebiliyor. Ses Tanıma özelliği sayesinde, işitme engelli veya işitme bozukluğu yaşayaolan sürücüler ya da yolcular korna ve siren gibi sesler geldiğinder için bildirim alabiliyor. Renk körü olan kullanıcılar ise Renk Filtreleri sayesindeise renk körü olan kullanıcılar için CarPlay arayüzünü görsel olarak daha kolay kullanabilecekleri bir hale getiriyor. Ayrıca Kalın Metin ve Büyük Metin gibi diğer görsel erişilebilirlik özellikleri de sunuluyor.

visionOS’te gelecekte kullanıma sunulacak erişilebilirlik özellikleri

Bu yıl visionOS’e gelecek erişilebilirlik özellikleri içinde arasında sistem genelinde kullanılabilecek Canlı Alt Yazılar yer alıyor. İşitme engelli veya işitme bozukluğu yaşayan kullanıcılar da dahil herkes bu özellik sayesinde canlı sohbetlerdeki ve uygulamalardaki konuşmaları takip edebilecek. visionOS’te FaceTime için Canlı Alt Yazılar sayesinde şimdi daha fazla kullanıcı, kendi Persona’sını kullanarak benzersiz iletişim ve ortak çalışma deneyimlerinden yararlanabilecek. Apple Vision Pro, Apple Immersive Video esnasında pencere çubuğunu kullanarak alt yazıları hareket ettirme imkanının yanı sıra Made for iPhone işitme cihazları ve koklear işitme işlemcileri için ekstra destek sunacak. Görsel alandaki yenilikler arasında Saydamlığı Azalt, Smart InvertSmart Invert ve Yanıp Sönen Işıkları Soluklaştır gibi özellikler yer alacak. Bu özellikler,nlar görme bozukluğu yaşayan veya parlak ve sık yanıp sönen ışıklardan kaçınmak isteyen kullanıcılara hitap ediyor için geliştirildi.

Bu özellikler, Apple Vision Pro’da zaten yer alan çok sayıda erişilebilirlik özelliğine eklenerek birçok farklı kullanıcıya uygun şekilde tasarlanmışan esnek bir giriş sistemi ve kullanışlı bir arayüz sunuyor. VoiceOver, Zoom ve Renk Filtreleri gibi özellikler de görme engelli veya görme bozukluğu olan kullanıcıların uzamsal bilişime erişmesini sağlıyor, Denetimli Erişim gibi özellikler ise bilişsel engelleri olan kullanıcılara destek oluyor. Kullanıcılar Anahtarla Denetim, Ses Eylemleri ve Dwell Control gibi fiziksel engelli kişilere yardımcı olan erişilebilirlik özellikleri sayesinde Vision Pro’yu ister gözleriyle ister elleriyle ister sesleriyle veya bunların çeşitli kombinasyonlarıyla kullanabiliyor.

“Apple Vision Pro kesinlikle bugüne kadar kullandığım en erişilebilir teknoloji.” diyen Detroitli ürün tasarımcısı, erişilebilirlik danışmanı ve Equal Accessibility LLC ortak kurucusu Ryan Hudson-Peralta, ardından şunları söylüyor: “Elleri olmadan doğan ve yürüyemeyen biri olarak dünyanın beni düşünerekana göre tasarlanmadığını biliyorum. Bu yüzden, visionOS’in çalışma şekli gerçekten inanılmaz. Erişilebilir ve kapsayıcı tasarımın gücünü ve önemini kanıtlıyor.”

Diğer güncellemeler:

  • Görme engelli veya görme bozukluğu olan kullanıcılar için, VoiceOver özelliğine yeni sesler, esnek bir Voice Rotor, özel ses kontrolü ve Mac klavye kestirmeleriyle kişiselleştirme imkanı ekleniyor.
  • Büyüteç, yeni bir Okuyucu Modu ve Eylem düğmesiyle Algılama Modunu kolayca açma seçeneği sunacak.
  • Braille kullanıcıları daha hızlı kontrol ve metin düzenleme için Ekrandan Braille Girişi başlatmak ve bunda kalmakbu ayarda kalmak için yeni bir yola kavuşacak. Ekrandan Braille Girişi özelliğine Japonca seçeneği, Dot Pad ile çok satırlı Bbraille desteği ve farklı giriş ve çıkış tablolarını seçme imkanı da eklenecek.
  • Görme bozukluğu olan kullanıcılar için, Hover Typing özelliği bir metin alanına yazı yazarken metnin daha büyük ve kullanıcının tercih ettiği yazı tipi ve rengiyle gösterilmesini sağlayacak.
  • Konuşma yeteneğini kaybetme riski taşıyan kullanıcılar için sunulan Kişisel Ses özelliği Mandarin Çincesi desteği verecek.ni destekleyecek. Telaffuz veya cümleleri tamamen okuma zorluğu çeken kullanıcılar da kısa ifadelerle bir Kişisel Ses oluşturabilecek.
  • Konuşamayan kullanıcılar için, Canlı Konuşma özelliğine kategoriler ve Canlı Alt Yazılar özelliğiyle anlıkeşzamanlı uyumluluk eklenecek.
  • Fiziksel engelli kullanıcılara yönelik olan, AssistiveTouch için Virtual Trackpad, kullanıcıların aygıtlarını kontrol etmek amacıyla ekranın küçük bir bölümünü trackpad olarak kullanarakn aygıtlarını kontrol etmeleriniabilmelerini sağlayacak.
  • Anahtarla Denetim özelliğine iPhone ve iPad’deki kameraları parmak dokunuşula dokunma hareketlerini anahtar olarak algılamak için kullanma seçeneği eklenecek.
  • Sesle Denetim özelliği özel kelime listelerine ve karmaşık kelimelere destek verecek.

Apple ile Global Erişilebilirlik Farkındalığı Gününü Kutlayın

Apple Global Erişilebilirlik Farkındalığı Günü kutlamaları kapsamında yeni özellikler, seçkin koleksiyonlar ve daha fazlasını sunuyor:

  • Mayıs ayı boyunca, belirli Apple Store konumlarında müşterilerin sevdikleri ürünlerde yer alan erişilebilirlik özelliklerini keşfetmelerine yardımcı olacak ücretsiz etkinlikler düzenlenecek. Milano’daki Apple Piazza Liberty’de, Dünya Down Sendromu Günü için düzenlenen “Assume that I can,” adlı viral kampanyanın ardındaki yetenekli isimler sahne alacak. Dünyanın her yerindeki Apple Store’larda yıl boyunca düzenlenen Today at Apple grup etkinlikleri arkadaşların, ailelerin, okulların ve toplulukların birlikte erişilebilirlik özelliklerini öğrenebilecekleri bir yer sunuyor.
  • Kestirmelere dikkat dağınıklığını azaltarak kullanıcıların odaklanmasına veya dinlenmesine yardımcı olacak Rahatlatıcı Sesler ekleniyor.
  • App Store’u’u ziyaret edin ve herkes için erişimi ve kapsayıcılığı öne çıkaran inanılmaz uygulamaları ve oyunları keşfedin. App Store Ödüllü erişilebilir oyun Unpacking, destekleyici ve alternatif iletişim (AAC) araçları ve daha fazlasını burada bulabilirsiniz App Store’da.
  • Apple TV uygulaması engelli kişilerin deneyimlerini tutkuyla paylaşan önde gelen içerik üreticilerini, sanatçıları ve aktivistleri onurlandırıyor. Bu yılın teması olan Dünyayı Baştan Yaratmak kapsamındaki her hikaye izleyicileri herkesin insanlığa kendi sesini katabildiği bir gerçekliğe davet ediyor.
  • Apple Books engelli yazarların kendi bakış açılarından yazdığı e-kitap ve sesli kitaplardan oluşan seçkin koleksiyonlarla yaşanmış deneyimlere ışık tutacak.
  • Apple Fitness+ antrenmanları, meditasyonları ve eğitmen ipuçları şimdi Amerikan İşaret Dili ile işitme engelli veya işitme bozukluğu olan kullanıcılara kucak açıyor. Yürüme Zamanı içinse Yürüme Zamanı içinde ise Apple Podcasts uygulamasını metinleri yer alıyor. Fitness+ antrenmanlarında görme engelli veya görme bozukluğu olan kullanıcıları desteklemek için her zaman Sesli İpuçları bulunuyor. Ayrıca her seviyeden kullanıcının antrenmanlara katılabilmesi için düzenleyiciler yer alıyor.
  • Kullanıcılar yerleşik erişilebilirlik özelliklerini kullanarak Apple aygıtlarını nasıl kişiselleştirebileceklerini öğrenmek için Apple Destek bölümünü ziyaret edebilir. Hareketleri uyumlu hale getirmekten bilgilerin aygıt ekranında nasıl gösterileceğini düzenlemeye kadar her şey için, kullanıcılar Apple Erişilebilirlik çalma listesinden Apple Vision Pro, iPhone, iPad, Apple Watch ve Mac’i kendileri için en iyi şekle getirmeyi öğrenebilir.

İlginizi çekebilir: Apple dünyasından gelişmeler: Yeni nesil teknolojiler ve üstün performans

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Aldığımız iki nefesten biri denizden: #MaviNefesProjesi

Denizler, gezegenimizin kalbinde atan en önemli yaşam kaynakları. Sadece tatil rotalarını ya da en şahane manzaraları süslemekle kalmayan bu su ve hayat kaynaklarımız, gezegenimizin dengesi ve canlı yaşamlarının devamı için de kritik bir rol sahibi. Çünkü, ihtiyaç duyduğumuz oksijenin yarısından fazlası denizlerden geliyor. Ancak, denizlerimizin karşı karşıya olduğu tehditler, ekosistemin geleceğini tehlikeye atıyor.



İklim değişikliği, çevre kirliliği, insan müdahaleleri, plastik atıklar, petrol sızıntıları veya müsilaj gibi pek çok faktör, denizleri kirletmekle kalmıyor geleceğimizi de adım adım yok etmeye başlıyor. Çünkü denizlerdeki kirlilik, hem denizdeki hem de karadaki canlı yaşamını tehdit ediyor ve ekosistemin dengesini bozarak gezegenimizin geleceğinden çalıyor.

Denizlerimizin ve gezegenimizin karşı karşıya olduğu tehditler karşısında sessiz kalmayan Garanti BBVA, DenizTemiz Derneği/TURMEPA iş birliğiyle sürdürdüğü Mavi Nefes Projesi ile bu yıl da denizlerimize, yani yaşam kaynağımıza, sahip çıkıyor. Mavi Nefes Projesi, başta plastikler olmak üzere deniz çöplerinin toplanmasına ve deniz ekosisteminin korunmasına katkı sağlıyor ve denizlerimizdeki oksijen kaynakları olan deniz çayırlarını ve mercanları çoğaltıyor.

“Dünyaya iyi bakıyoruz, geleceğe iyi bakıyoruz.”

“Dünyaya iyi bakıyoruz, geleceğe iyi bakıyoruz.” misyonuyla yola çıkan Garanti BBVA, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA ile birlikte hem deniz kirliliğini azaltmak hem de denizlerdeki biyoçeşitliliği korumak ve deniz ekosistemini rehabilite etmek için uzun soluklu bilimsel koruma ve izleme çalışmaları yürütüyor.

Mavi Nefes Projesi kapsamında Eylül 2021-Haziran 2024 döneminde Marmara Denizi, Adrasan ve Van Gölü’nde yaklaşık 200 bin kişinin günlük üretimine eşit 230 ton katı ve sıvı atık toplandı, uygun olan atıkların geri dönüşüme kazandırılması içinse çalışmalar sürüyor.



Projenin eğitim ayağında ise deniz temizliği konusundaki farkındalığı artırmak amacıyla ortaokul öğrencilerine ve öğretmenlerine denizlerin önemi, deniz ekosisteminin korunması ve sürdürülebilir su kaynakları için bireysel sorumluluklar konularında eğitimler veriliyor. Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ve çevrim içi eğitimlerle 3 yıl boyunca 8 ilde yaklaşık 80 bin öğrenciye ulaşıldığı biliniyor.

Bu başarılı iş birliği, hem denizlerimize hem de gezegenimize hayat verirken; temiz denizlerin, sağlıklı ve uzun ömürlü bir yaşamın temelini olduğunu da bir kez daha bizlere hatırlatıyor. Denizlerdeki deniz çayırlarını ve mercanları koruyup çoğaltmak için çalışmaların sürdürüldüğü Mavi Nefes Projesi sayesinde “aldığımız iki nefesten biri denizden” diyen Garanti BBVA, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA ile tertemiz ve sağlıklı yarınların kapısını aralıyor. Bu başarılı iş birliğinden ilham alarak geleceğimizden çalmak yerine geleceğimizi korumak için çalışmak ve denizlerin yaşam kaynağımız olduğunu her an hatırlamak ve hatırlatmak, hepimizin yarınlarımıza yapacağımız en büyük yatırım.

*Bu yazı Garanti BBVA katkılarıyla hazırlanmıştır.

Orkid, “Sporla Güçlen” projesine verdiği destekle kız çocuklarının geleceğine ışık tutuyor

Bir kız çocuğu düşünün: Günün ilk ışıklarıyla birlikte koşuya çıkan, her sabah elinde topuyla antrenman yapan, büyük bir hevesle hem bedenini hem de zihnini beslemek için yıllarca gönül verdiği spor dalı uğruna çalışmaya devam eden ve uzun yıllar sonra gözlerinden ışıklar saçarak ilk kupasını milyonların önünde havaya kaldıran… Ne harika bir tablo, öyle değil mi?



Toplumun her köşesinde, binlerce kız çocuğu bu anı yaşamayı hak ediyor. Ancak, ne yazık ki birçoğu için spor; erişilmesi çok güç bir lüks, uzak bir hayal gibi kalıyor hayatları boyunca. Oysa spor, sağlığın, özgüvenin, azmin, başarının, kararlılığın, istikrarın temellerini atan, kız çocuklarının güçlü bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayan en önemli araçlardan biri. Bu önemin farkında olan ve kız çocuklarını spor yoluyla güçlendirmek isteyen Orkid, Watsons iş birliği ile Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin (TMOK) Diyarbakır, Gaziantep ve Şanlıurfa’da yürüttüğü “Sporla Güçlen” projesine destek veriyor.

Geleceğe atılan adımlar: Kız çocukları, ‘sporla güçleniyor’

Türkiye’de kadınları ilk kez hijyenik pedle buluşturan P&G’nin kadın bakım markası Orkid, 45 yılı aşkın süredir dünyadaki tüm kadınların hayatını kolaylaştırmak, onları her alanda desteklemek için imza attığı çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek “Sporla Güçlen” projesiyle kız çocuklarının yanında oluyor.

Kız çocuklarına sporla yeni yollar açmayı ve kız çocuklarının geleceğini aydınlatmayı hedefleyen Orkid, yürüttüğü bu iş birliğiyle kız çocuklarının eğitim ve spor yaşamlarını desteklemeyi, onların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Kız çocuklarının hayatta karşılaşacakları tüm zorluklar karşısında çok daha güçlü durmalarını sağlayan, onların bütüncül gelişimini desteklerken duygusal dayanıklılık kazanmalarına da zemin hazırlayan sporun gücü, yadsınamayacak kadar fazla. Öyle ki; Orkid’in, İpsos ile Türkiye genelinde gerçekleştirdiği araştırmaya göre; ergenlik döneminde spor yapan kadınların %77’si, sporun bugün oldukları kişi olmalarına yardımcı olduğunu belirtiyor. Dahası, yapılan bu araştırmaya göre; ergenlik döneminde spor yapan kızlar, istedikleri kişi olmalarına yardımcı olabilecek özgüven ve becerileri sporla kazanıyor.

Buna rağmen genç kızların neredeyse yarısının düzenli spor yapmadığı sonucuna ulaşan Orkid, TMOK ve Watsons iş birliği ile kız çocuklarının sporla güçlenmesi için onların yanında yer alıyor. Kız çocuklarının hem eğitimlerine hem de spora devam etmelerine yönelik gerekli spor malzemelerinin temin edilmesini destekleyen Sporla Güçlen projesi ile Diyarbakır, Gaziantep ve Şanlıurfa’da bulunan okullardaki kız öğrenciler dönem boyunca badminton, basketbol ve voleybol dallarında eğitim alıyor.



Kadınların daha özgüvenli olmasını destekleyen ve spor ile olan bağlarını güçlendirmeye odaklanan bir marka olarak Orkid, hiçbir kız çocuğunun bu haklarından mahrum kalmaması için çalışıyor. Bu sayede geleceğin sağlıklı, özgüvenli, başarılı ve belki de milli sporcuları bugünden yetişmeye başlıyor. Gelecek nesillerin hayallerine ulaşmalarına yardımcı olmak için onların yanında olmaya ve onları cesaretlendirmeye devam eden Orkid, kız çocuklarına yeterli imkan sağlandıkça daha eşit ve aydınlık yarınların mümkün olduğuna inanıyor.

Kız çocuklarını genç yaşta sporla tanıştırarak onların kendi potansiyellerini keşfetmelerine olanak tanıyan bu projenin ve başta Orkid ile Watsons olmak üzere projenin tüm destekçilerinin ülkemize ve dünyaya ilham olması, kız çocuklarının ışıl ışıl bir geleceğe doğru çok daha emin adımlarla yürümesi hepimizin en büyük temennisi.

Güçlü kadınlar, güçlü yarınlar için, #SporlaGüçlen projesine destek veren Orkid ürünlerini Watsons’ta keşfetmek için tıklayın.

*Bu yazı Orkid katkılarıyla hazırlanmıştır.

Sofralarda sürdürülebilir şıklığın yeni adı: Porland Re-Gen

Doğaya olan etkimiz, her gün attığımız adımlarla yeniden şekilleniyor. Günlük yaşamımızda aldığımız kararlar, tüketim alışkanlıklarımız ve yaşam tarzımız, doğa üzerinde hiç silinmeyecek izler bırakıyor, üstelik bu izler günden güne daha da derinleşiyor. Ulaşım tercihlerimizden yeme-içme alışkanlıklarımıza, satın aldığımız ürünlerden şehir hatta ülke dışından verdiğimiz siparişlere kadar hayatımızın her alanında karşımıza çıkan bu etki, yani karbon ayak izimiz, aynı zamanda günlük yaşamda kullandığımız eşyalarla da yakından ilişkili. Ne yediğimiz, ne içtiğimiz kadar yediklerimizi-içtiklerimizi nasıl tükettiğimiz de karbon ayak izimiz üzerinde etki sahibi.



Bu durumun farkında olan ve çevre bilinciyle hareket eden Porland, kırık porselenleri yeniden hayata döndüren Re-Gen Koleksiyonu ile sürdürülebilirlik anlayışını bir adım daha ileriye taşıyor ve dünyada bir ilke imza atıyor. Dünyaya karşı sorumluluk ilkesini odağına alarak üretim süreçlerini yürüten Porland, bu yenilikçi adımıyla bize de gezegenimize olan sorumluluklarımızı bir kez daha hatırlatıyor. İklim krizine karşı geliştirdiği iş modeli sayesinde çevre dostu üretim ve sıfır atık felsefesini benimseyen vizyoner marka, Re-Gen Koleksiyonu ile hem sofraları iyi tasarımla buluşturuyor hem de daha sürdürülebilir bir dünya için yeni şanslar yaratıyor.

Kırık porselenlerden geleceğe: Daha sürdürülebilir bir dünya

Re-Gen ile artık kırık porselenler, sıradan bir atık olmaktan çıkıyor ve yeniden işlenerek hem doğaya hem insana hem de gezegenimize dost bir anlayışı temsil ediyor. Doğayla her şekilde uyumlu, sosyal açıdan faydalı, toplumsal olarak kapsayıcı ve kültürel bağlamda sürdürülebilir bir yaklaşımın öncüsü olan Re-Gen Koleksiyonu, ayrıca tamamen doğal bileşenlerle üretildiği için bakteri ve mikrop barındırmıyor. Dayanıklı ve uzun ömürlü olmasının yanı sıra sağlıklı bir kullanım deneyimi de sunuyor.

Böylece, koleksiyonda yer alan her bir parça sadece bir tabak ya da kupa olmaktan öte, doğaya saygılı ve sürdürülebilir bir yaşam döngüsünün parçası haline geliyor ve gezegenimize olan borcumuzu ödeme yolunda atılmış küçük ama etkili bir adımı simgeliyor.

Doğanın estetik yansıması, sofralara taşınıyor

Porselenin yeniden hayat bulduğu bu koleksiyon, Salda, Ontario, Birdsong ve One and Only isimli dört farklı tasarımdan oluşuyor ve ömürlük desen garantisiyle de zarafetini uzun yıllar koruyor. Re-Gen, sadece estetik açıdan harikalar sunmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel sorumluluğun mükemmel bir örneği olma misyonunu da üstlenerek döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor.



Koleksiyonda yer alan her bir parça, doğanın izlerini üzerinde taşıyor. Doğanın sakinliğini, huzurunu, zarafetini yansıtan bu parçalar, sağlıklı, şık ve sürdürülebilir sofralar sunarken sadece bugünü değil, yarını da düşünerek hareket etmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Ve günlük hayatın içerisinde çoğu zaman fark etmediğimiz küçük tercihlerin bile ne kadar büyük öneme sahip olduğunu gösteriyor.

İlhamını doğadan alan Re-Gen Koleksiyonu’nun bir parçası olan Salda, Türkiye’nin güneydoğusunda bir volkanik krater gölü olan Salda’nın eşsiz kumsalını yansıtırken; Kanada’nın en güzel eyaletlerinden Ontario’nun masmavi göllerinden esinlenilerek yaratılan Ontario ise mavinin her tonunda derinleştirici bir etki sunuyor. Öte yandan, kuş seslerinin doğadaki varlığını temsil eden yaprak, çiçek ve kuş motifleriyle bezeli Birdsong ise huzur ve mutluluk duygularını sofralarda ön plana çıkarıyor. Gökyüzünün en ihtişamlı halini yansıtan One and Only tasarımları ise göz alıcı renkleriyle doğanın büyülü dokunuşlarını sofralara taşıyor. Karbon emilimini azaltma amacıyla tasarlanan ve güncel teknolojiler kullanılarak üretilen bu koleksiyon, porselen atıklarını sanatla buluştururken geleceğe de şekil veriyor.

Geçen bir yıldaki sürdürülebilirlik çalışmalarıyla 61 ton plastik, 169 ton kağıt, 80 ton ahşap, 80.800 ton su, 301 ton porseleni geri kazandıran Porland, bu sayede 735 ton CO2 emisyonunun engellenmesine öncülük etti. Sürdürülebilirliğe sağladığı katkılarla sektörün öncüsü olan ve ilklere imza atan Porland’ın ilham verici Re-Gen Koleksiyonu’nu daha yakından keşfetmek için hemen tıklayın.

*Bu yazı Porland katkılarıyla hazırlanmıştır.

“Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması” için başvurular başladı

İnsanlığın varoluşundan bu yana kadınlar, toplumda pek çok ilham veren, güçlü roller üstlendi. Her ne kadar toplumsal cinsiyet eşitsizliği kadınların mücadelesini her dönemde zorlaştırmış olsa da; günümüzde kadınlar iş hayatından siyasete, eğitimden medyaya toplumun pek çok alanında yer almaya, seslerini duyurmaya ve görünürlüklerini güçlendirmeye devam ediyorlar. Artık başarılı kadın hikayelerinin pek çok örneği var; özellikle de girişimcilik sektöründe.



Kadınlar girişimcilik dünyasına isimlerini altın harflerle yazdırmaya ve pek çok farklı sektörde muhteşem izlere imza atmaya devam ettikçe, kadın girişimcilerin hikayelerini paylaşmalarına aracı olacak pek çok etkinlik ve yarışma düzenleniyor. Böylelikle hem kadınların girişimcilik konusunda daha aktif olmalarına hem de ilham verici hikayelerini diğer kadınlarla paylaşmalarına olanak sağlanıyor. Bu yarışmaların ilki ve en köklülerinden biri de Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması.

 “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, kadın girişimcilerin çevrelerinde yarattığı farka ve faydaya da odaklanırken, girişimcilikteki başarısını Türkiye’ye duyuran kadınların başka kadınlara katkı sağlama konusundaki motivasyonlarını da artıyor. Kadın girişimcileri ve kooperatifleri, büyük bir heyecanla gerçekleşen jüri değerlendirmesi sonucu belirlediğimiz birincilerden biri olması için Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na başvurmaya davet ediyoruz.” – Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya

Garanti BBVA, Ekonomist Dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle: Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması

Türkiye’de, kadın girişimcilere yönelik çeşitli çalışmalar yürüten ilk özel banka olan Garanti BBVA, girişimcilik konusuna büyük önem veren, konuyu sayfalarına taşıyan Ekonomist Dergisi ve Türkiye’de kadın girişimciliği ve liderliğini geliştirmeyi hedefleyen sivil toplum örgütü KAGİDER’in iş birliğiyle 2006 yılından bu yana kesintisiz olarak gerçekleşen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması” bu yıl 18. kez düzenleniyor.

Yarışmada başvurular, Türkiye’nin Kadın Girişimcisi, Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi, Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi, Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi ve Türkiye’nin Kadın Kooperatifi olmak üzere 5 kategoride değerlendiriliyor.



Yarışmanın kazananları ise Şubat ayında yapılacak olan ödül töreni ile açıklanacak. “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” ödülünü alacak girişimci 250.000 TL, “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”, “Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi”, “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” ve “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” kategorilerinin birincileri ise 200 biner TL’lik ödülün sahibi olacak.

“Kadın girişimciliğinin sürdürülebilir kalkınmaya olan etkisini görmek ve bu başarıları ödüllendirmek bizim için büyük bir mutluluk. Kadın girişimcilerin ekonomiye kazandırdığı değer, ülkemizin geleceği için büyük önem taşıyor. Yarışmaya katılacak tüm kadınlara başarılar diliyorum. Hep birlikte, kadınların gücünü daha da ileriye taşıyacağız.” – KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu

2025 yılının kadın girişimcisi siz olabilirsiniz

Hikayenizle tüm kadınlara ilham olmak ve başarılarınızı tüm Türkiye’ye duyurmak istiyorsanız; 15 Kadım 2024 tarihine kadar www.garantibbvakadingirisimci.com adresindeki formu doldurarak yarışmaya başvurabilirsiniz.

“Türkiye’de kadının ekosisteme katkısını daha da artırmayı, girişimci kadınları cesaretlendirmeyi amaçladığımız bu yarışma önemli bir aşama kaydetti. 17 yılda 45 bin başvuru olmamız, yıllar içinde kategori sayısının bir iken geçen yıl itibarıyla beşe çıkması çok kıymetli. Ekonomist dergisi, Garanti BBVA ve KAGİDER olarak kadın girişimcilerimizi yarışmamıza davet ediyoruz.” –Ekonomist Dergisi Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz

İlgili Makale